Yıllardır yazarım, çizerim, ekranlarda anlatırım: Coğrafya kaderdir evet, ama Ceyhan bu kaderin bize bahşettiği en büyük piyangodur. Peki, biz bu bileti neden hala gişede kırdıramıyoruz?
Önümde harita, zihnimde yılların lojistik hafızası… Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) orada, Kerkük-Yumurtalık orada. Enerjinin “atardamarları” Ceyhan’da atıyor. Ancak mesele sadece petrolün akıp gitmesi değil. Mesele, o petrolün, o enerjinin, o coğrafi gücün entegre bir “Lojistik Aklı”na dönüşememesi.
Bugün bir kez daha, belki de bininci kez soruyorum: Ceyhan’ın üzerindeki el kimin eli?
Enerjide Dev, Lojistikte Neden Cüce?
Ocak 2026 itibarıyla Ceyhan ve Yumurtalık hattında “Kimya Endüstri Bölgesi” ilan edilmesi, Rönesans gibi devlerin milyar dolarlık polipropilen yatırımları… Bunlar heyecan verici. “Tamam,” diyoruz, “Çarklar dönüyor.” Ama büyük resme baktığımızda, o çarkın dişlileri birbirine geçmiyor.
Dünyanın herhangi bir yerinde, Ceyhan gibi bir enerji kavşağına sahipseniz, orası sadece bir “depolama sahası” olmaz. Orası Rotterdam olur, orası Singapur olur. Orası, demiryoluyla, karayoluyla, ana konteyner limanıyla (Hala projesini konuştuğumuz o meşhur liman!) entegre olmuş devasa bir lojistik ÜS olur.
Ama olmuyor. Olamıyor.
Görünmez Bir Engel mi, Vizyon Körlüğü mü?
Bir el var sanki. Projeler kağıt üzerinde mükemmel, ÇED raporları alınıyor, “Lojistik Üs” manşetleri atılıyor. Sonra? Sonra derin bir sessizlik.
Bu el, Doğu Akdeniz’de yeni bir güç merkezi istemeyen küresel lobilerin eli mi? Yoksa bürokrasinin hantal, birbirine çelme takan, “yetki kimde” kavgasına düşmüş yerli ve milli acemiliğimizin eli mi?
Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi var, ama neden hala Ceyhan’ı Anadolu’nun üretim havzalarına bağlayacak demiryolu entegrasyonu tam kapasite çalışmıyor? Neden İskenderun Körfezi’ndeki limanlar birbiriyle yarışırken, Ceyhan bu orkestranın şefi olamıyor?
Lojistik Sadece “Taşımak” Değildir
Biz “Lojistik Analizi” derken, kamyonun tekerinin dönmesini kastetmiyoruz. Ceyhan’ın lojistik üssü olması demek; orada üretilen petrokimya ürününün, orada işlenen hammaddenin, yine oradan dünyaya katma değerle satılması demek.
Eğer Ceyhan sadece “boruların bittiği yer” olarak kalırsa, biz sadece vanayı bekleyen bekçi oluruz. Ama Ceyhan “Lojistik ve Üretim Üssü” olursa, oyun kurucu oluruz.
Son Söz: O Eli Kaldırın!
Artık bahane üretme zamanı geçti. Enerji krizlerinin, tedarik zinciri kırılmalarının yaşandığı bu çağda, Ceyhan gibi bir kaleyi “atıl” kapasiteyle çalıştırmak, bu ülkenin ekonomisine ihanettir.
O “el” kiminse, artık Ceyhan’ın üzerinden çekilmeli. Çünkü Ceyhan, ne bir siyasi partinin, ne bir lobinin ne de bürokrasinin oyuncağıdır. Ceyhan, Türkiye’nin geleceğidir.
Ve biz, Loji TV olarak, lojistik dünyasının sesi olarak o eli aramaya, o soruları sormaya devam edeceğiz. Ta ki Ceyhan, hak ettiği tahta oturana kadar.






