8 Mart Dijital Zirvesi’nin KAGİDER Başkan Yardımcısı, Yönetim Danışmanı ve Lojistik Sektörü Liderlerinden Selma Akdoğan‘ın konuk olduğu 11. paneli
Bölüm 1: Zihniyet Dönüşümü: Kadın Sorunundan İnsan Onuruna
[02:25] Selma Akdoğan, “kadın sorunu” kavramının bir zihniyet dönüşümüyle “insan onuru” zeminine taşınması gerektiğini vurguluyor. Anayasada eşitlik maddeleri varken hala bu meseleyi bir “sorun” olarak konuşuyor olmanın aslında toplumsal onura ağır gelen bir durum olduğunu ifade ediyor.
Bölüm 2: Toplumsal Onur Kaybı ve OECD Verileri
[04:04] Türkiye’nin çalışma koşullarında cinsiyetler arası fırsat eşitliği konusunda OECD ülkeleri arasındaki son sıralardaki yerini analiz eden Akdoğan, bu istatistiklerin sadece birer rakam değil, küresel ölçekte bir toplumsal onur kaybı olduğunu belirtiyor.
Bölüm 3: Hukuksal Onur ve Uygulamadaki Bariyerler
[08:03] Türkiye’nin 1934’te seçme ve seçilme hakkı gibi devrimlerle dünyaya öncü olduğunu hatırlatan Akdoğan, bugün hukuksal bir engelden ziyade uygulama ve “beyinlerdeki” bariyerlerle savaşıldığını anlatıyor. Özellikle çocuk ve yaşlı bakımı gibi sorumlulukların sadece kadına yüklenmesinin iş hayatındaki en büyük engel olduğunu vurguluyor.
Bölüm 4: Ekonomik Refahın Anahtarı: %26’lık Potansiyel
[16:15] Makenzi ve benzeri araştırma raporlarına atıfta bulunan Akdoğan, kadınların iş dünyasında eşit temsili durumunda küresel gayri safi milli hasılanın %26 artabileceğini (yaklaşık 28 trilyon dolar) rakamlarla ortaya koyuyor. Eşitsizliğin sadece kadınların değil, ekonomik refahı hedefleyen erkeklerin de temel sorunu olduğunu kanıtlıyor.
Bölüm 5: Duygusal Zeka ve Kolektif Akıl
[17:14] İş hayatında artık IQ yerine EQ (duygusal zeka) ve merakın ön plana çıktığını belirten Akdoğan, kadın ve erkeğin birbirini tamamlayan fıtrat özelliklerinin (risk yönetimi vs. risk alma) şirketlerin karlılığını ve sürdürülebilirliğini nasıl artırdığını kendi tecrübeleriyle anlatıyor.
Bölüm 6: Somut Adımlar: Finansa Erişim ve Kamu Kotası
[22:37] Gelecek için atılması gereken somut adımlar tartışılıyor. KAGİDER’in yürüttüğü 30’u aşkın projeden bahseden Akdoğan; kadın girişimcilerin finansa erişimi, kamu satın almalarında kadın kotası ayrılması ve “iyilik yap denize at” mantığından uzak, ölçülebilir sosyal etki analizlerinin önemini vurguluyor.







