8 Mart Dijital Zirvesi’nin TEDAR Kurucu Başkanı Tuğrul Günal‘ın konuk olduğu 8. paneli
Bölüm 1: Kültürel Dönüşüm ve Eğitim Seferberliği
[00:02:13] Tuğrul Günal, “kadın sorunu” kavramının aslında bir eğitim ve kültür meselesi olduğunu vurguluyor. Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki okuma-yazma oranlarından Köy Enstitüleri’nin vizyonuna kadar geniş bir perspektif sunan Günal, toplumsal gelişimin temelinin ancak fırsat eşitliği sunan bir eğitim sistemiyle mümkün olacağını belirtiyor.
Bölüm 2: Tedarik Zincirinde Sürdürülebilirlik ve Kadın Hakları
[00:08:26] TEDAR olarak yürütülen çalışmalara değinen Günal, kurumsal satın alma süreçlerinde kadın girişimcilerin desteklenmesi ve tedarik zincirinde sürdürülebilirlik ödülleri üzerine bilgiler paylaşıyor. Şirketlerin tedarikçilerini seçerken liyakat esaslı ücretlendirmeden insan haklarına kadar geniş bir kriter listesini TEDAR üzerinden nasıl denetlediğini açıklıyor.
Bölüm 3: Hukukun Üstünlüğü ve Fırsat Eşitliği
[00:15:54] Onur odaklı bir hukuk sisteminin önemine dikkat çekilen bu bölümde, adaletin cinsiyetten bağımsız olması gerektiği vurgulanıyor. Günal; mirastan şahitliğe, eğitimden istihdama kadar her alanda hukuki ve sosyal eşitliğin sorgulanamaz bir hak olduğunu ifade ediyor.
Bölüm 4: Kotadan Liyakata: Zihinsel Zincirleri Kırmak
[00:23:18] “Neden kadın kotası var da erkek kotası yok?” sorusunu soran Tuğrul Günal, kota kavramının aslında zihinlerdeki bir bariyer olduğunu savunuyor. Yönetim kurullarında cinsiyet odaklı değil, yetkinlik ve bilgi odaklı bir bakış açısının yerleşmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölüm 5: Profesyonellik ve Ortak Akıl
[00:27:25] “Kadın çalışan” yerine “profesyonel” demenin gerçek eşitliğe giden yol olduğunu belirten Günal, ataerkil karar alma modellerinin yerini ortak akla bırakması gerektiğini söylüyor. Tecrübenin ve fikrin cinsiyeti olmayacağını, en iyi sonucun ancak farklı seslerin liyakatle yarıştığı ortamlarda doğacağını ifade ediyor.
Bölüm 6: Gelecek Vizyonu: Yıldızları Okyanusa Atmak
[00:32:58] Gelecek 8 Martlarda bu sorunları konuşmamak için atılması gereken somut adımlar tartışılıyor. Günal, TEDAR gibi sivil toplum kuruluşları ve odalarla birlikte Anadolu’nun her köşesine giderek bu vizyonun anlatılması gerektiğini belirtiyor. “Yıldızları okyanusa atmaya devam etmeliyiz” diyerek toplumsal dönüşüm çağrısı yapıyor.







